Gökçe Vanlı, ODTÜ’de “English for Academic Purposes” (ENG101) dersine girdiğim, çok sevdiğim bir hocamdır. Kendisi güler yüzlü, sakin bir karaktere sahiptir, kızgınken hiç karşılaşmadım daha ciddi bir şekilde. Sonsuza kadar sohbet edebileceğiniz insanlar vardır ya hani, işte Gökçe hoca o insanlardan bir tanesi. Derse başlamadan önce, trafikten, Melih Gökçekten :), Ankara’dan, bizlerden, nasıl olduğumuzdan, çocuklarından aklınıza gelebilecek her şeyden bahsederdik. Laf lafı açar ve bazen keşke biraz daha sohbet edebilseydik diye iç geçirirdim. Hoşsohbet bir insandır, kendisini ilk gördüğünüz anda içiniz ısınır.

“Egolarını dışarda bırakıp sınıfta giren” hocalardan bir tanesidir ve sizin için işleri zorlaştırmaz, aksine kolaylaştırır. Örneğin, bir işiniz var ve tam da o gün önemli bir konu anlatacak ki siz kaçıracaksınız. Gidip o günün notlarını istediğiniz an çıkarıp verebilecek tarzda kaliteli bir insandır. Düşünebileceğiniz her türlü yardımı yapabilecek bir insandır gerek maddi olsun gerek manevi. Yarıyıl tatilinden önce easy to read (kolay okunabilen) yabancı bir yazar veya İngilizce kitap olup olmadığını sordum. Nicholas Sparks’ı önerdi, hatta evde bulabilirsem “The Notebook” kitabını getirebilirim dedi ve bir sonraki hafta kitabı verdi. Sizlere yardımcı olmak için elinden geleni yapan bir insandır, teşekkür ederiz hocam! 🙂